ARA

Ben

Fotoğrafım
Kıyameti koparacaksın önce... Cenneti ondan sonra yaratabilirsin.

1 Şubat 2010 Pazartesi

deliler ve epilogsuzluklar-26



- oyun mu? ne oyunu? bunun adı savaş... ve soracaksın, biliyorum: savaş da bir oyun değil mi? hayır! zinhar! oyunda kimse ölmez, ölemez; yok olduğunda oyun oynayamazsın zaten, ama savaşırken ölünce "oyun biter". savaştıkça, savaşabildikçe, savaşı oyun sanarsın; bu doğal, çünkü zevk almaya başlarsın. ama bu oyunda ölürsün, oynarken ölemezsin; ölürüyorsa, o, oyun değildir.

oturduğu yerde doğrularak saçındaki tozları savurup yüzüne düşen ikindi güneşinin kasvetinden bir yudum çekerek göğe yükselircesine, ağır ağır, loş odada talazlanmalar yarata yarata ayaklandı ve tekrar etti:

- oyunda ölemezsin.

durdu. içinden çıkarıp dünyaya ittiği her şeyi içine alıp kusmak istiyordu; çünkü yavaşça bırakmıştı onları ve gürültü yapmamıştı, kusarsa gürültü çıkarırdı ve kusarsa,onlar işitebilirlerdi, işitmek zorunda kalırlardı... gerildi, kollarını iki yana açıp gözlerini tavana dikince, dedi:

- sen, o, ben... herkes... hepimiz savaştayız... oyun oynamak güzel, evet; buna oyun demek de işimize geldiği için gayet seçilesi, evet; ama oyun değil dostum, oyun streslendirir, en fazla bunu yapar. oyun kahretmez. bir o yana bir bu yana koşturup duran bu zavallılar, cismin avuçlarına bırakılmış bu zavallıların her kelamı bir inlemedir aslında... ve inleye inleye kendilerinden geçiyorlar... sağır olmuşlar, zaten mahpusken iyice mahpus oluyorlar. yalnızlığın yüz çizgilerine saklanmaktan başka çaresi olmayanlar var aralarında... başka çareleri yok çünkü yok olmak çare değildir; yok olmak hiç var olmamış olmayı dileyenin trajik sonudur, ama çare değildir ve yalnızlığın mimikleriyle buduyorlar kederlerini, kederlerinden hayatlar yaratarak avunaduruyorlar. bırak, bırak avunsunlar; bırak bu gülünç dünyaya avunçlarla karşı koysunlar... ama ya o da yetmediğinde? dünyaca kaburgaları burulup duran bu insancağızların umutları sındırılarak, onların hiç var olmamayı dilemiş olmaları, dünyanın varlığı altında ezilerek, "savruluşun en sancılı hâli" oldurulduğunda ne olacak?

trajedi burada.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder